Kırışıklık

Dolgun ve Nemli Bir Cilt için Hangi İçerikler Kullanılmalı?

2 dk.
Dolgun ve Nemli Bir Cilt için Hangi İçerikler Kullanılmalı?
Dr. Burcu Yamangöktürk Solak

Dr. Burcu Yamangöktürk Solak

Dermatoloji Uzmanı

+ Tüm yazıları

Kliniğimize gelen hastalarımızın çok farklı cilt tipleri ve cilt endişeleri olabiliyor. Dermatologlar olarak özellikle son birkaç yıldır gözlemlediğimiz şey ise, hastalarımızın daha dolgun, pürüzsüz ve sıkı bir cilt arzu ettiklerini görüyoruz. 

Tabi ki hastalarımızın bu talebini karşılamakta önemli birkaç nokta var. Dolgun, sıkı ve pürüzsüz cildin formülü hyalüronik asit molekülü diyebiliriz. Bu talebi karşılamak için uyguladığımız dolgu işlemleri, ciltte doğal olarak bulunan hyalüronik asit miktarı estetik dünyasında giderek önem kazanan kavramlar haline geldi.

Hyalüronik Asit ve Dolgun ve Nemli Cilt Arasındaki İlişki

Hyalüronik Asit ve Dolgun & Nemli Cilt Arasındaki İlişki

Hyalüronik asit cildimizde doğal olarak da bulunabilen bir moleküldür. Protein ve şeker kompleksinden oluşan bir molekül olduğu için su çekme özelliğine sahiptir ve kendi ağırlığının 1000 katı kadar su tutabilir. Bu özellikleri sayesinde, cildimize uygulandığında hem nem kazandırır hem de uzun süre nemli kalmasını sağlar. Buna ek olarak, cildin dolgun ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur.

Ciltteki hyalüronik asit seviyesinin azalması durumunda, cildimiz daha nemsiz, donuk ve cansız bir hale gelir. Hyalüronik asit büyük bir molekül olduğu için cildimize uyguladığımızda cildin derin katmanlarına kadar inemez. 

Bu sebeple hyalüronik asit içeren ürünleri tercih ederken, cildimizin alt katmanlarındaki doğal olarak üretilen hyalüronik asit sentez mekanizmasını uyaran ürünler seçmek gerekir. Yaş ilerlerken ciltteki seviyesindeki azalma da giderek hızlandığı için, hyalüronik asit depolarımıza ne kadar erken yaşta dikkat etmeye başlarsak o kadar iyi diyebiliriz.

Hyalüronik Asit ve Yaşlanma Belirtileri Arasındaki İlişki

Hyalüronik Asit ve Yaşlanma Belirtileri Arasındaki İlişki

Artık pek çoğumuzun aşina olduğu hyalüronik asidin cildin nem dengesini korumasını sağlayan ama 20’li yaşların ortasından itibaren ciltteki üretimi giderek azalmaya başlayan önemli bir yapıtaşı olduğunu söyleyebiliriz. 

Bu azalma 40’lı yaşların başlarında giderek hızlanırken, dolgunluk ve elastikiyet kaybı özellikle göz çevresi ve yanak bölgesinde kırışıklıklar, sarkmalar gibi yaşlanma belirtilerini daha belirgin hale getirmeye başlıyor. Ancak hyalüronik asit içeren serum formunda bir dermokozmetik ürün ile cildin doğal hyalüronik asit rezervini desteklemek ve hastalarımızın hacim kaybı, nemsizlik gibi endişelerini gidermek mümkün olabiliyor.

Sana daha iyi bir deneyim sunabilmek için çerezler kullanıyoruz.
Detaylı bilgi için Kişisel Verilerin Korunması ve Çerez Politikası metinlerini inceleyebilirsin.